7589 Sayılı Kanun (12. Yargı Paketi) — Yasalaşmış Metnin Karşılaştırmalı Analizi

Güncelleme — 31 Temmuz 2026: Bu çalışma, teklifin yasalaşması üzerine yürürlüğe giren metne göre bütünüyle yenilenmiştir. 12. Yargı Paketi, 7589 sayılı Kanun olarak 31.07.2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. Teklifteki iki madde kanuna girmemiş, teklifte bulunmayan bir madde eklenmiş ve tüm madde numaraları kaymıştır.

Özet

Bu çalışma, kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak bilinen 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile getirilen düzenlemeleri, değişiklikten önceki hukukî durum ile yürürlüğe giren yeni durum ekseninde karşılaştırmalı olarak ele almaktadır. Paket esas itibarıyla bir af ya da ceza indirimi değil; usul ekonomisi ve yargısal verimlilik odaklı bir düzenlemedir.

Analizin yöntemsel ekseni ikilidir. Birincisi, paketin gerçekten yeni getirdiği hükümleri, hâlihazırda yürürlükte olan düzenlemeleri (HAGB ve kaçak sanık → 7499/2024; idari tek hâkim parasal sınırı → 7531/2024; elektronik satış portalı → 7343/2021) yeniden yasalaştırmakla yetinen hükümlerden ayırmaktır. İkincisi, teklif metni ile kanunlaşan metin arasındaki farkı göstermektir: teklif 29 madde iken kanun 27 madde çıkmış, iki madde düşmüş, bir madde eklenmiş, bir sürenin uzunluğu ve bir imza kuralının kapsamı değişmiştir.

Anahtar kelimeler: 7589 sayılı Kanun, 12. Yargı Paketi, Yargı Reformu, HAGB, Belirsiz Alacak Davası, Kısmi Dava, Kanuni Faiz, Ortaklığın Giderilmesi, İdari Yargı, Usul Ekonomisi

Konu: 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Durum: Yasalaştı — Kabul: 16.07.2026 · Resmî Gazete: 31.07.2026, S. 33326 (s. 1-9) · 27 madde + 1 geçici madde
Yürürlük: Madde 3 → 23.07.2026'dan geçerli olmak üzere · Madde 11, 12 ve 22 → 31.10.2026 · Diğer maddeler → 31.07.2026
Kaynak: Resmî Gazete tam metni (birincil kaynak). Değişiklikten önceki hükümler ayrıca mevzuat veritabanından fıkra bazında teyit edilmiştir.

Yöntem uyarısı. Bu paketin birçok maddesi, hâlihazırda yürürlükte olan hükümleri yeniden yasalaştırarak yalnızca dar bir delta ekler; HAGB düzenlemesi bunun en belirgin örneğidir. Aşağıda her başlıkta değişiklikten önceki hukuk birincil kaynaktan teyit edilmiş ve "gerçekten yeni olan" ayrıca gösterilmiştir. Ayrıca teklif metnine dayanan önceki analizlerde yer alan madde numaraları geçersizdir; atıflar kanun numarasına göre yapılmalıdır.

1. Teklif ile kanunlaşan metin arasındaki fark

Teklif (TBMM Esas 2/3737, 22.06.2026) 29 madde olarak sunulmuş, kanun 27 madde olarak çıkmıştır. Fark yalnızca sayısal değildir:

  • Kanuna girmeyen iki madde: CMK m.134 (bilgisayarlarda arama, kopyalama ve elkoyma) ve HMK m.371 (yalnız görevsizlik veya yetkisizlik gerekçesiyle temyizde bozma engeli).
  • Kanuna eklenen madde: TCK m.158/4 — nitelikli dolandırıcılığa iştirakin yalnızca hesap ya da kart bilgisi vermekle sınırlı kalması hâlinde cezada yarı oranında indirim. Teklifte bulunmuyordu.
  • Sayı değişti: Duruşmalar arasındaki süre teklifte "üç ay" iken kanunda iki ay olmuştur.
  • Kapsam değişti: HMK 149'daki elle imza kuralına, kanunda ikrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, feragat, kabul ve sulh istisnaları eklenmiştir.
Dijital delil boşluğu kapatılmamıştır. Anayasa Mahkemesi, CMK m.134'ü elde edilen kişisel verilerin saklanma ve silinme usulü düzenlenmediği gerekçesiyle tümden iptal etmişti (12/2/2026, E:2023/128, K:2026/36; RG 25/5/2026, S. 33264). Teklifte bu boşluğu kapatmaya yönelik madde bulunmasına rağmen düzenleme kanunlaşmamıştır.

2. Ceza Muhakemesi Kanunu ve Türk Ceza Kanunu

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması — CMK m.231 (Madde 15)
Değişiklikten Önceki Durum7589 ile Yürürlüğe Giren
HAGB, 7499 sayılı Kanunla (02.03.2024) yeniden düzenlenmişti: "iki yıl veya daha az" ceza eşiği (f.5), "beş yıl" denetim süresi (f.8), denetim sonunda davanın düşmesi (f.10) ve istinaf yolu (f.12). Uygulanmayacağı tek suç grubu, Anayasa m.174 kapsamındaki inkılâp kanunlarında yer alan suçlardı (f.14). Anayasa Mahkemesi 5-14. fıkraları iptal etmişti (10/7/2025, E:2024/98, K:2025/149; RG 31/12/2025, S. 33124). 5 ila 13. fıkralar, 7499 sayılı Kanun metniyle birebir aynı biçimde yeniden yasalaşmıştır — eşik, denetim süresi, düşme ve kanun yolu değişmemiştir. Tek değişiklik 14. fıkradadır: inkılâp kanunları istisnası metinden çıkarılmış, yerine "işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasanın 17 nci maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar" istisnası getirilmiştir.
Mağdur ve müşteki lehine: İşkence, eziyet ve kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği kötü muamele niteliğindeki suçlarda artık hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Düzenleme, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin cezasızlıkla mücadeleye ilişkin içtihadıyla uyumludur.
Aynı değişikliğin ikinci yüzü: İnkılâp kanunlarındaki suçlara ilişkin istisna metinden çıkarılmıştır; bu suçlar bakımından HAGB uygulanabilir hâle gelmiştir. Ayrıca "kötü muamele kabul edilebilecek suçlar" ibaresi belirli bir suç tipine değil fiilin niteliğine gönderme yaptığından, kapsamı yargı içtihadıyla şekillenecektir.
Sık karşılaşılan yanılgı: İki yıllık eşik, beş yıllık denetim süresi ve istinaf yolu bu paketin yeniliği değildir; 2024'ten beri yürürlüktedir. "Sanığın kabulü" şartı ise 7499 sayılı Kanundan bu yana metinde yer almamaktadır.
Hesap ve Kart Bilgisi Verenlerde İndirim — TCK m.158/4 (Madde 13)
Değişiklikten Önceki Durum7589 ile Yürürlüğe Giren
Dolandırıcılığa iştirak edip yalnızca kendi banka hesabını ya da kart bilgilerini kullandıran kişiler genel iştirak hükümlerine göre cezalandırılıyor, kanuni bir indirim sebebi bulunmuyordu. TCK m.157 ve 158'deki suçlara iştirakin, banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veyahut kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması hâlinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.
Geçmişe etkili sonuç (Geçici m.1/6-7): Kanun yolunda bulunan dosyalarda bölge adliye mahkemesince bozma kararı verilerek dosya ilk derece mahkemesine gönderilir. İnfaz aşamasındaki ve haklarında TCK m.168 uygulanmamış hükümlüler, mağdurun zararını mahkemece yapılacak ihtardan itibaren altı ay içinde tamamen giderirlerse TCK m.168/2'deki etkin pişmanlık hükmünden yararlanabilir; bu süre içinde infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez.
Genetik Veriler, Kaçak Sanık ve Başsavcı İtirazı — CMK m.80, 247, 308 (Madde 14, 16, 17)
Değişiklikten Önceki Durum7589 ile Yürürlüğe Giren
Moleküler genetik inceleme sonuçlarının saklanma ve imha rejimi düzenlenmediği için Anayasa Mahkemesince iptal edilmişti (25/12/2025, E:2025/141, K:2025/274). Sonuçlar kimlik bilgilerinden arındırılmış biçimde mahsus bir sisteme kaydedilir. Kovuşturmaya yer olmadığı kararı kesinleştiğinde derhâl, diğer hâllerde yirmi yıl sonra Cumhuriyet savcısı huzurunda imha edilir. İlgili kişi, saklama amacı ortadan kalkmışsa veya haklı bir neden varsa silinmesini talep edebilir; kayıtların kullanılmasına ilişkin karara karşı itiraz, savcının kararına karşı sulh ceza hâkimliğine başvuru yolu açıktır.
Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabiliyor, sorgusu yapılmamışsa mahkûmiyet verilemiyordu; güvenlik tedbiri hâlinde etkili bir başvuru yolu bulunmadığı gerekçesiyle iptal kararı verilmişti. Mevcut kural korunmuş; güvenlik tedbirine karar verilmesi hâlinde kaçak sanık veya müdafiinin, savunma hakkının kullanılmak istendiğini belirterek yargılamanın yenilenmesini talep edebileceği hükme bağlanmıştır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, daire kararlarına karşı bir ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebiliyordu. Süre üç aya çıkarılmış, kapsam yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları hariç tüm daire kararlarına genişletilmiştir. İtiraz isteminde bulunabilecekler arasına katılan, katılma isteği karara bağlanmamış veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş kişiler açıkça alınmıştır. Sanık lehine itirazda süre aranmaz.

3. Hukuk Muhakemeleri Kanunu — En köklü değişiklik

Değişiklikten Önceki Durum7589 ile Yürürlüğe Giren
Belirsiz alacak davası (HMK m.107), özellikle işçilik alacağı ve tazminat davalarında yaygın olarak kullanılan bir dava türüydü. (Madde 19) HMK m.107 yürürlükten kaldırılmıştır. Belirsiz alacak davası artık bir dava türü olarak mevcut değildir.
Kısmi davada dava edilmeyen bakiye için zamanaşımı işlemeye devam ediyor, artırım ıslah yoluyla yapılıyor ve ıslahla artırılan kısma zamanaşımı def'i ileri sürülebiliyordu. (Madde 20 — HMK m.109/4) Talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın, tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.
Duruşmalar arasındaki süre için bağlayıcı bir üst sınır bulunmuyordu. (Madde 21 — HMK m.147/3) Duruşmalar arasındaki süre iki aydan uzun olamaz. Bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe gibi zorunlu hâllerde hâkim gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebilir.
Ses ve görüntü nakli yoluyla duruşmaya katılanlar bakımından elle imza kuralının uygulanıp uygulanmayacağı tartışmalıydı. (Madde 22 — HMK m.149/4, yürürlük 31.10.2026) Elle atılan imzaya ilişkin hükümler uygulanmaz; ancak ikrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabul ve sulh olma hâlleri bunun dışındadır.
Anayasa Mahkemesi, HMK m.166/1'deki "ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar" ibaresini iptal etmişti (17/6/2025, E:2024/237, K:2025/137). (Madde 23-24) Birleştirme kararı, ilk davanın açıldığı mahkemeyi ancak kesinleşmesinden itibaren bağlar. Aynı yargı çevresindeki aynı düzey ve sıfattaki mahkemeler arası birleştirme kararına karşı müstakil istinaf yolu açılmıştır. Buna karşılık ayırma kararları ile bölge adliye mahkemesinin birleştirme ve ayırma kararları ancak hükümle birlikte denetlenir ve bu husus tek başına kaldırma ya da bozma sebebi teşkil etmez.
İstinaf mahkemesi ilk derece kararını kaldırıp yeniden hüküm kurduğunda temyiz hakkı tartışmalıydı; Anayasa Mahkemesi ilgili bendi iptal etmişti (26/2/2026, E:2026/49, K:2026/48). (Madde 25 — HMK m.362/3) İstinaf başvurusunun kısmen veya tamamen kabulüyle yeniden esas hakkında verilen kararın kabul ya da reddedilen kısmı, HMK m.341/2'deki parasal sınırın üzerindeyse temyiz edilebilir. İstisnalar: yeniden verilen karar ile ilk derece kararı arasındaki farkın bu sınırı geçmemesi ve kararın sadece yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkin olması.
En kritik kalem — geçiş hükmü (Geçici m.1/10). Kaldırılan HMK m.107, "yürürlükten kaldırılma tarihinden önce açılan davalar bakımından uygulanmaya devam olunur." Böylece iki rejim paralel işleyecektir: 31.07.2026 ve öncesinde açılmış derdest belirsiz alacak davaları eski rejime tâbi kalır; bu tarihten sonra açılacak davalarda ise belirsiz alacak davası yoktur ve talep, kısmi dava ile HMK m.109/4 artırımı üzerinden kurgulanmalıdır.
Uygulamada açık kalan sorular. HMK m.109/4 uyarınca yapılan artırımın ıslah hakkını tüketip tüketmediği ve kaldırma tarihinden önce açılmış belirsiz alacak davalarında bu fıkranın uygulanıp uygulanmayacağı henüz yargı içtihadıyla belirlenmemiştir. Ayrıca Anayasa Mahkemesinin HMK m.362'yi "kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar" yönünden iptal eden kararı (8/10/2025, E:2025/124, K:2025/203) 20.10.2026'da yürürlüğe girecek olup, 7589 sayılı Kanun bu iptali karşılamamıştır.

4. Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) — İİK m.114

Değişiklikten Önceki Durum7589 ile Yürürlüğe Giren
Ortaklığın satış suretiyle giderilmesinde açık artırma, üçüncü kişiler dâhil herkese açıktı; mirasçıların özel bir önceliği bulunmuyordu. Tüm malikler taşınmazı miras yoluyla edinmişse ve mirasçılar dışında üçüncü kişilerin mülkiyet hakkı yoksa, birinci artırma sadece malik olan mirasçılar arasında yapılır. Bu usul bir defaya mahsus uygulanır.
Asgari ihale bedeli eşiği tek tipti: muhammen kıymetin yüzde ellisi. Mirasçılar arasında yapılan birinci artırmada muhammen kıymetin yüzde yüzü; ikinci artırmada yüzde ellisi (rüçhanlı alacaklar ve masraflarla karşılaştırmalı).
Ortaklığın satışla giderilmesinde artırmaya katılmak isteyen pay sahibinden, ortaklık payının karşıladığı miktar kadar teminat alınmıyordu. Pay sahibine ilişkin bu muafiyet metinden çıkarılmıştır. Muafiyet yalnızca satış talep eden alacaklı bakımından korunmuş, ayrıca açık artırmalarda Hazinenin teminat göstermekten muaf olduğu hükme bağlanmıştır.
İhale bedelinin süresinde yatırılmamasının sonuçları genel hükümlere tâbiydi. Teminat iade edilmez ve öncelikle satış masraflarından mahsup edilir; kalan tutar ortaklığın giderilmesinde paydaşlara payları oranında, yatırmayan kişi paydaşsa teminatın tamamı diğer pay sahiplerine ödenir. Ayrıca ihale alıcısına teklif ettiği bedelin yüzde beşi oranında idari para cezası verilir.
Lehe: Miras yoluyla edinilen aile taşınmazının üçüncü kişilere kaptırılmaması bakımından mirasçılara gerçek bir öncelik tanınmıştır.
Ters yönlü sonuç — gözden kaçmamalıdır. Aynı maddeyle paydaşın teminat muafiyeti kaldırılmıştır. İzale-i şüyu ihalesine katılacak paydaşın, artırma öncesinde malın kıymetinin yüzde onu oranındaki teminatı hazır etmesi gerekir. Değişiklikler, yürürlükten önce ilanı yapılmış açık artırmalara uygulanmaz (Geçici m.1/1).

Vesayet altındakilerin malları bakımından da benzer bir elektronikleşme öngörülmüştür: TMK m.440 ve m.444'te yapılan değişikliklerle (Madde 11-12, yürürlük 31.10.2026) kısıtlıya ait taşınır ve taşınmaz mallar Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine entegre elektronik satış portalında açık artırmayla satılacak, taşınmazda ihale vesayet makamının onamasıyla tamam olacak ve onama kararı ihale gününden itibaren on gün içinde verilecektir.

5. İdari Yargı

Değişiklikten Önceki Durum7589 ile Yürürlüğe Giren
İdare mahkemelerinde tek hâkimle görülecek davalar esas itibarıyla parasal sınıra göre belirleniyordu. (Madde 4 — 2576 s. K. m.7) Parasal sınır 486.000 TL'dir. Ayrıca parasal sınıra bakılmaksızın tek hâkimle görülecek yeni kategoriler getirilmiştir: öğrenci disiplin cezaları (uzaklaştırma ve ilişik kesme sonucu doğuranlar hariç) ile sınıf geçme, not tespiti, yurt, kredi ve burs işlemleri; kamu görevlilerine ilişkin geçici görevlendirme, yolluk, lojman ve izin işlemleri; uyarma cezası; kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının disiplin cezaları (mesleki faaliyeti engelleyenler hariç); 2022 sayılı Kanunun uygulanmasından doğan davalar.
Bölge idare mahkemesi, gerekçe eksikliği hâlinde kararı kaldırıp dosyayı ilk derece mahkemesine geri gönderebiliyordu. (Madde 5 — İYUK m.45) Bölge idare mahkemesi, sonucu hukuka uygun bulduğu kararın gerekçesini değiştirerek ya da maddi yanlışlığını düzelterek istinaf başvurusunu reddeder. Kararı kaldırıp dosyayı geri gönderme yalnızca yedi hâlde mümkündür; keşif/bilirkişi ve duruşma eksikliğini bölge idare mahkemesi kendisi giderebilir.
Bölge idare mahkemesinin kaldırma üzerine yeniden verdiği kararlara karşı temyiz yolu, yalnızca dar bir parasal koridorda açıktı. (Madde 6 — İYUK m.46) Bu dar bent kaldırılmış; birinci fıkra kapsamı dışındaki davalarda da kaldırma üzerine yeniden verilen kararların otuz gün içinde temyiz edilebilmesi kural hâline gelmiştir. Temyiz edilemeyecek olanlar: tek hâkimle görülen davalar, 4081, 3091 ve 6458 sayılı Kanunlardan doğan davalar, farkın parasal sınırı geçmediği kararlar ve sadece vekâlet ücreti ile yargılama giderine ilişkin kararlar.
Değerlendirme: Tek hâkim kapsamının parasal sınırdan bağımsız olarak genişlemesi kurul güvencesini daraltmakta; üstelik bu davalarda yeni İYUK m.46/2-(a) uyarınca temyiz yolu da kapalı bulunmaktadır. Öte yandan Danıştay daire sayısının azaltılmasına ilişkin geçiş süresi 23.07.2030'a ötelenmiştir (Madde 3).

6. Faiz ve Tazminat Rejimi

Kanuni Faiz — 3095 sayılı Kanun m.1 (Madde 10)
Değişiklikten Önceki Durum7589 ile Yürürlüğe Giren
Sözleşmeyle belirlenmemişse kanuni faiz yıllık yüzde on iki idi; Cumhurbaşkanı bu oranı aylık belirlemeye, yüzde onuna kadar indirmeye veya bir katına kadar artırmaya yetkiliydi. 8485 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 01.06.2024'ten itibaren yüzde 24 uygulanıyordu. Sabit oran ve Cumhurbaşkanının oran belirleme yetkisi kaldırılmıştır. Oran, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde seksenidir. Söz konusu reeskont oranı 30 Haziran günü, önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan orandan beş puan veya daha çok farklı ise, yılın ikinci yarısında 30 Haziran günü belirlenen oranın yüzde sekseni geçerli olur.
Karıştırılmaması gereken ayrım. 3095 sayılı Kanunun 2. maddesinin ikinci fıkrası — ticari işlerde temerrüt faizi — değişmemiştir ve hâlâ Merkez Bankasının kısa vadeli avans faiz oranına gönderme yapmaktadır. Yeni düzenlemeden sonra m.1 reeskont, m.2/2 ise avans oranına dayanmaktadır. Anayasa Mahkemesi 3095 m.1'i "sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkileri" yönünden iptal etmiş (22/7/2025, E:2024/24, K:2025/164), iptal 1/9/2026'da yürürlüğe girecekti; kanun koyucu maddeyi bu tarihten önce yeniden yazarak boşluğun doğmasını önlemiştir.
Bedensel Zarar ve Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Faiz — TBK m.55 (Madde 18)
Değişiklikten Önceki Durum7589 ile Yürürlüğe Giren
Çalışma gücünün azalması veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile destekten yoksun kalma tazminatlarında faizin başlangıç tarihi yargı içtihadıyla belirleniyordu. Faiz başlangıcı ikiye bölünmüştür: zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin tazminat miktarlarının toplamına haksız fiil veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten; bilinemediği döneme ilişkin toplama ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir. Ayrıca ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir.
Geçiş (Geçici m.1/9): Bu hüküm yalnızca 31.07.2026'dan sonra meydana gelen haksız fiiller ve zarar doğuran olaylar hakkında uygulanır; daha önceki olaylarda mevcut içtihadî rejim devam eder. Trafik kazası ve iş kazası dosyalarında ilk belirlenmesi gereken husus olay tarihidir.

7. Kurumsal ve Mesleki Düzenlemeler

Değişiklikten Önceki Durum7589 ile Yürürlüğe Giren
Noter evrakının mercilere gönderilmesi ve bunun ücretlendirilmesi tartışmalıydı. (Madde 2 — Noterlik K. m.55) Noter evrakı; mahkeme, sulh ceza hâkimliği, Cumhuriyet başsavcılığı veya soruşturmaya yetkili kılınan resmî dairelerce incelenebilir. Onaylı örnek istendiğinde noter, aslını elektronik ortamda tarayıp güvenli elektronik imzayla imzalayarak ilgili mercie gönderir. Bu işlemler için yevmiye numarası verilmez; posta ve yol masrafı dışında harç, vergi ve değerli kâğıt ücreti dâhil hiçbir ücret alınmaz.
Adli tıp ihtisas kurulu üyeliğinin şartları ve görev süresi farklı düzenlenmişti. (Madde 7 — 2659 s. K. m.26) Üyelik için uzmanlık belgesi ya da alanında doktora şarttır; görev süresi dört yıldır.
Hâkim ve savcı yardımcılığı rejimi Anayasa Mahkemesince kısmen iptal edilmişti. (Madde 8 — 2802 s. K. m.10) Müfredatlı eğitim öngörülmüş; yazılı sınav yüz puan üzerinden değerlendirilmiş; sözlü sınavda dört ölçütün her biri yirmi beşer puan üzerinden değerlendirilerek her üyenin verdiği puanın ayrı ayrı tutanağa geçirilmesi zorunlu kılınmıştır.
Hâkimin gereksiz bilirkişi başvurusunun disiplin karşılığı belirsizdi. (Madde 9 — 2802 s. K. m.63/2-f) "Mesleğin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurmak", uyarma cezası gerektiren fiiller arasına alınmıştır.

8. Değerlendirme

Gerçekten yeni getirilen ve lehe olan hususlar. Ortaklığın giderilmesinde mirasçıya birinci artırma önceliği tanınması; nitelikli dolandırıcılıkta hesap veya kart bilgisi verenler için kanuni indirim ve geçmişe etkili başvuru imkânı; kısmi davada tek seferlik artırım ile zamanaşımının dava tarihinden kesilmesi; kaçak sanığa güvenlik tedbiri hâlinde yargılamanın yenilenmesi hakkı; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına işkence, eziyet ve kötü muamele istisnası getirilmesi; genetik verilerde silme talebi ve etkili başvuru yolu; idari yargıda kaldırma sonrası temyiz yolunun genişlemesi; noter evrakının ücretsiz ve elektronik teminine ilişkin düzenleme.

Tartışmalı ya da dikkat gerektiren hususlar. Belirsiz alacak davasının kaldırılmasının işçilik ve tazminat davalarında yarattığı köklü strateji değişikliği ve geçiş döneminde ortaya çıkan çift rejim; izale-i şüyuda paydaşın teminat muafiyetinin kaldırılması; idari yargıda tek hâkim kapsamının genişlemesi ile bu davalarda temyiz yolunun kapalı olması; hâkimin bilirkişiye başvurmasının disiplin cezasına bağlanmasının yargısal bağımsızlık bakımından doğurabileceği tartışmalar; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında inkılâp kanunlarına ilişkin istisnanın kaldırılmış olması; ve nihayet CMK m.134 ile HMK m.362'ye ilişkin iptal kararlarının doğurduğu boşlukların kapatılmamış olması.

9. Madde Haritası — 7589 sayılı Kanun (27 madde + Geçici Madde 1)

MaddeKonu / Değiştirilen Mevzuat
1İİK m.114 — İzale-i şüyuda mirasçıya birinci artırma önceliği; %100/%50 eşiği; paydaşın teminat muafiyetinin kaldırılması; %5 idari para cezası
2Noterlik K. m.55 — Onaylı evrakın elektronik ortamda gönderimi ve ücret muafiyeti
3Danıştay K. (2575) geçici m.27 — Sürenin on dört yıla çıkarılması, uygulamanın 23.07.2030'a ötelenmesi
42576 s. K. m.7 — Tek hâkim: 486.000 TL ve parasal sınırdan bağımsız yeni kategoriler
5İYUK m.45 — Gerekçeyi düzelterek ret; kaldırıp geri gönderme yalnız yedi hâlde
6İYUK m.46 — Kaldırma sonrası yeniden verilen kararlara temyiz yolunun genişlemesi
7Adli Tıp K. (2659) m.26 — Uzmanlık şartı ve dört yıllık görev süresi
82802 s. K. m.10 — Hâkim ve savcı yardımcılığında eğitim, yazılı ve sözlü sınav ölçütleri
92802 s. K. m.63 — Gereksiz bilirkişi başvurusunun uyarma cezasına bağlanması
10Kanuni Faiz K. (3095) m.1 — Oranın Merkez Bankası reeskont oranının %80'ine bağlanması
11TMK m.440 — Kısıtlıya ait taşınırların elektronik satış portalında satışı (31.10.2026)
12TMK m.444 — Kısıtlıya ait taşınmazların ihalesi ve vesayet makamının onaması (31.10.2026)
13TCK m.158/4 — Hesap veya kart bilgisi verenlerde cezanın yarı oranında indirimi
14CMK m.80 — Genetik veriler: kimlikten arındırma, imha rejimi, silme talebi
15CMK m.231 — HAGB 5-14. fıkralar; tek delta 14. fıkrada
16CMK m.247 — Güvenlik tedbiri hâlinde kaçak sanığa yargılamanın yenilenmesi
17CMK m.308 — Başsavcı itirazında üç aylık süre, kapsam ve istem sahibi genişlemesi
18TBK m.55 — Tazminatta faiz başlangıcının ikiye bölünmesi ve oransal mahsup
19HMK m.107 — Belirsiz alacak davasının yürürlükten kaldırılması
20HMK m.109 — Kısmi davada tek seferlik artırım ve zamanaşımının dava tarihinden kesilmesi
21HMK m.147 — Duruşmalar arası sürenin kural olarak iki ayı geçememesi
22HMK m.149 — Elektronik duruşmada imza; ikrar, yemin, feragat, kabul ve sulh istisnası (31.10.2026)
23HMK m.166 — Birleştirme kararının ancak kesinleşince bağlaması
24HMK m.168 — Birleştirmeye müstakil istinaf; ayırma yalnız hükümle birlikte
25HMK m.362 — İstinafın yeniden verdiği hükümlerde temyiz güvencesi
Gç. 1Geçiş hükümleri (10 fıkra) — İİK 114 ve TMK 440-444: önce ilanı yapılmış artırmalara uygulanmaz; TCK 158/4: bozma ve infazda altı aylık etkin pişmanlık; TBK 55: sonra meydana gelen olaylarda; HMK 107: önce açılan davalarda uygulanmaya devam (f.10)
26Yürürlük — Madde 3: 23.07.2026'dan geçerli; Madde 11, 12 ve 22: yayımdan üç ay sonra; diğerleri yayımı tarihinde
27Yürütme — Kanunu Cumhurbaşkanı yürütür
Teklifte yer alıp kanuna girmeyenler: CMK m.134 (bilgisayarlarda arama, kopyalama ve elkoyma) ile HMK m.371 (görevsizlik veya yetkisizlik gerekçesiyle temyizde bozma engeli).

Bu metin yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış bir çalışmadır ve hukukî görüş ya da danışmanlık niteliği taşımaz. Çalışma, 7589 sayılı Kanunun Resmî Gazete'de yayımlanan tam metnine dayanmakla birlikte, kanunun uygulanmasına ilişkin ikincil düzenlemeler ve yargı içtihadı zaman içinde şekillenecektir. Somut bir uyuşmazlıkta uygulamadan önce güncel metin esas alınmalı, ayrıca hukukî destek alınmalıdır.